VATANDAŞ NE DİYOR?

Bolu'da şubat ayı başında tespit edilen korona virüs vaka sayısı aradan geçen üç haftada 2 kat arttı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 8-14 Şubat tarihleri arasında 100 binde 44.96 olan vaka sayısı 15-21 Şubat arasında 100 binde 75.60'e yükseldi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıkladığı son toplam vaka sayısının güncel haritasına göre ise kentteki vaka sayısı daha da artarak 100 binde 83.10 oldu. Kısa sürede artan vakalar kentte endişeye sebep oldu.

Vatandaşlardan İsmail Özek, "Bitecek bir gün. Dikkat edersen biter. Türkiye’nin her yeri gibi Bolu da kötüye gidiyor. Dikkat etmezsek böyle olur. Evlerde sıkıldık, daraldık ama ne yapalım?" dedi.

"KOCAMAN İNSANLAR MASKESİNİ TAKMIYOR"

Bahattin Öztürk isimli vatandaş da, "Bu vaka sayılarında, devletin hiç suçu yok. Bu milletin suçu, bizim suçumuz. Evimizde oturmuyoruz. Dışarıda, sokakta, kalabalıklardayız. Düğün, nişan, eğlence, taziye yapmayın diyorlar. Millet cahil midir anlamadım. Kimisi “böyle bir hastalık yok” diyor. Sonra vakalar çoğalıyor. Hala da inançsız insanlar var. Kocaman insanlar maskesini takmıyor. Devlet bunlara ne ceza versin? Verilen ceza da hafif bence. Ceza ne biliyor musunuz? Sopa, dayak. Bunlara iyi bir dayak atılacak. Ben maskemi takmamışsam, benim ağzıma vursun, 3 gün yemek yiyemeyeyim. Tabi, bu da olmaz. Demokrasi, insan hakları var diyorlar. Vatan hainliği de yapıyoruz, iyi çalışanı da sevmiyoruz. Ülkemiz iki devlet gibi oldu. 4 belediye aldılar sanki Türkiye’yi yarattılar. Bir çöpü bile toplayamıyorsunuz. Göz var, akıl var. Görüyoruz ama kim iyi adam, kim iş yapar, kim yapmaz ayırt edemiyoruz. Gençler Türkiye’yi hep böyleydi sanıyor. Hastanelerde neler çektik. Bakan, “aşıyı parayla aldık” diyor. Kılıçdaroğlu diye bir adam var, “yok bedava aldık” diyor. Sen kimsin? Sen bir çivi mi çaktın? Sen ne yaptın bedavaya? Bütün dünya düşman. Bedava verir mi? Hele Türkiye’ye kimse bedava vermez. " dedi.

"DEVLETİN VERMİŞ OLDUĞU KARARLAR BİZİM İÇİN"

Daha önce koronavirüs hastalığını atlatan Cevdet Demirel isimli vatandaş ise, "4-5 ay önce hastalandım. İki buçuk ay evden dışarı çıkmadım. 14 gün sonra, doktor dışarı çıkabilirsin dediği halde, yine de dışarı çıkmadım. Fakat milletimizde, halkımız Dda bu saygıya sevgiye uyarsa hastalığı siler geçeriz. Devletimizden Allah razı olsun. Artık 2’ye, 3’e kadar dışarıda durabiliyorum. Devletin vermiş olduğu kararlar bizim için, bizim lehimize. " diye konuştu.

"KİMSENİN YANINA YAKLAŞMADAN İŞLERİMİ HALLEDİYORUM"

Kentteki vaka artışlarının kurallara uymakla sonlanacağını belirten Süleyman Alan, "Bolu, koronavirüs vakalarında artış gösteriyor. Vatandaşa söyleyeceğim tek şey; sağlıklı yaşamaktır. Ona da uymak için maske, temizlik ve sosyal mesafeye dikkat etmeleri gerekiyor. Emniyet güçleri vatandaşı uyarıyor. Sağlık çalışanlarımız gayret ediyor. Kurallara uymakta yarar var. Bu virüsün önlenebilmesin de tek geçer yol; kurallara uymak. Vatandaş dışarıda otuyor ama mesafeye uymayanlar var. Ben yaşlı bir insan olarak çekiniyorum.Kimsenin yanına yaklaşmadan işlerimi hallediyorum, evime dönüyorum. Vatandaşımız alışkın değildi. Koronavirüsün devam ettiğini biliyorduk ama bu toplu görüşmelerden, toplu buluşmalardan tekrar çoğaldığını düşünüyorum. Dikkat etmek gerekiyor. " şeklinde konuştu.

"KISITLAMALARIN GEVŞETİLMESİ İYİ OLDU"

Kıvanç Laçin isimli kişi de, kısıtlamaların gevşetilmesinin psikolojik ve ekonomik yönden iyi olduğunu belirterek,  "Bolu’da bu aralar vakalar yükseliyor. Aslında çoğu ilde yükseliyor. Bunun sebebi de insanların dikkat etmemesi. Bir de bu hastalık, daha tam olarak çözülmediği için insan hala ne yapacağını bilmiyor. Maskeyi tek mi yoksa çift mi takmalıyız? İnsanlar biraz da bıktı. Çünkü bunun bitmeyeceğini düşünüyorlar. İlk zamanlarda tedbirlerin bir çözüm olduğunu düşünüyorlardı ama artık bakıyorlar ki, bu tedbirlerde fayda etmiyor. Kısıtlamaların gevşetilmesi iyi oldu. İnsanların buna ihtiyacı vardı. Bir yandan koronavirüsten korunması lazım ama bir yandan da insanların psikolojik durumları var. Maddi durumları var. Bunlar da önemli. Bunların dengede tutulması gerektiğini düşünüyorum. Şu anda Bolu yüksek risk grubunda ama bu gidişle çok yüksek risk grubuna da girebilir. Buda kötü olur. Sadece Bolu için değil, tüm iller için geçerli. Esnaf zaten uzatmaları oynuyordu. Artık insanların ona da takati kalmadı. Bu hastalık geçse bile bu saatten sonra başka sıkıntılar başladı. Ekonomik sıkıntılar başladı. Ekonomik sıkıntılar başlayınca da insanlar artık gergin duruma geldi. Ne yapacaklarını da bilmiyorlar. Bu tedbirlerin bir şekilde gevşetilmesi gerekiyordu. Artık insanların kendine bırakılması gerekiyor. İsteyen insan tedbirini almalı, istemeyen insan tedbirini almamalı. Sonuçta insanların kendi hakkı ve hürriyetiyle alakalı bu mevzu. Çünkü bu hastalığın kesin bir çözümü yok. " ifadelerini kullandı.

Süleyman Değerli de, "Bolu yüksek risk grubuna girdi. Bu konuda özellikle Valiliğimiz ile belediyemiz birçok çalışmalarda bulunuyorlar. Temizlik, maske, mesafe kurallarına özellikle çok dikkat ediyorlar. 1 Mart’ta esnafın biraz da olsa yüzünü güldürdüler. Sonuçta %50 sosyal mesafeli herkes işlerini yapabilecek. Halkımız her konuda bilinçlendirilmeye çalışılıyor. Özellikle ev gezmeleri vs. gibi durumlarda vakaların arttığını düşünüyorum. Evet, misafirlik önemli bir konu ama sonuçta hepimiz bu konuya daha çok dikkat etmeliyiz. Özellikle belli bir süre evimizin kapısını kimseye açmamamız gerekiyor." dedi.

banner11
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner14