Öne Çıkanlar bolu imamoğlu kedi ölümleri tır yangını kedi vahşeti iş kazası

BOLU'DA 3 ADET AKTİF FAY VAR...

İçişleri Bakanlığı tarafından gündeme getirilen ve çalışmalarına başlanan Fay Yasası'nın çok yakında Meclis'e sunulması planlanıyor. Planlanan yasa kapsamında fay hatları üzerine yapılan binaların dönüştürülmesi ve daha güvenli bölgelere taşınması gündemde.

Konu ile ilgili olarak Gündem TV’de yayınlanan Sıcak Gündem programına konuk olan TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Bolu Şube Başkanı Nazmi Uçar ve Jeoloji Mühendisleri Odası Bolu İl Temsilcisi Atilla Yılmaz önemli açıklamalarda bulundu. Bolu’da aktif fay hatları olduğunu ifade eden TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Bolu Şube Başkanı Nazmi Uçar “Sayın İçişleri Bakanının açıklamalarını izledik ve bununla ilgili araştırmalar yaptık. Bu araştırmalar içerisinde Bolu’dan geçen fay hatlarını araştırdık. Bunlar Dağkent, Kasaplar, Bürnük ve Karacasu’daki fay hattı. Bu fay hatları üzerinde bolu genelinde 900 civarında bina olduğunu tahmin ediyoruz. Bunların taşınmasının, yıkılmasının, yeniden yapılmasının ülke genelinde çok ciddi bir maliyet getireceğini düşünüyoruz. Bu maliyetlerin nasıl karşılanacağının çok iyi hesap edilmesi lazım” dedi.

“3 ADET AKTİF FAY HATTI VAR”

Bolu’da kent merkezinden geçen üç adet aktif fay hattı olduğunu belirten Jeoloji Mühendisleri Odası Bolu İl Temsilcisi Atilla Yılmaz “Gündeme gelen fay yasası ile ilgili bizim odamızın ciddi çalışmaları oldu. Bu çalışmalar neticesinde Bolu merkezden üç adet aktif fay hattı var. Bu aktif faylar ciddi hasarlara yol açabilecek faylar. Bolu kent merkezinde toplam 26500 konutun 936’sının fay zonları üzerinde olduğunu tespit ettik. Bu fay yasası ile ilgili bu konutlar nasıl taşınacak nasıl yapılacak bunlarla ilgili olarak da şunları söylemek isterim. Bu faylar kent merkezi içerisinden geçiyor. Fay yasasına içerisinde de konu şu şekilde belirleniyor. Öncelikli olarak bu tespit edilen faylar paleosismoloji çalışmaları ile netleştirilecek fayın geçtiği yer imar planında yapılaşmaya kapatılacak. Mevcut olan binalarda kentsel dönüşüm yasası kapsamına alınarak yenilenecek. Bu binalar yıkılıp vatandaşlarımızın mağdur edilmeden başka yerlere taşınması ile bu olay sonuçlandırılacak. Jeoloji Mühendisleri Odasının yaptığı çalışmalar neticesinde sadece bolu değil birçok kentte aktif fay hatları yer alıyor. Bolu çok aktif fay hatlarının olduğu bir yerde ciddi deprem tehdidi altında olan bir şehir. Sadece kent merkezi de değil Mudurnu ve Gerede’de aktif faylar yer alıyor. Burda da bu şekilde çalışmalar yapılıp yine aynı şekilde imar planlarına bu faylar işlenerek buralara yerel yönetimler tarafından yapı ruhsatı verilmemeli. Daha sonra da bu alanlarda kentsel dönüşümle binalar yıkılarak tamamen yeşil alan olarak halkımızın kullanımına açılmalı” şeklinde konuştu.

“NEDEN FAY HATLARI ÜZERİNDE BİNA OLMAMASI GEREKİYOR”

Fay hatları üzerinde bina olmaması vurgusunu yapan Yılmaz “Fay hattı üzerinde bulunan binalar statik açıdan ne kadar sağlam olsa da fayın yıkıcı etkisinden kurtulamıyorlar. Daha önce 1999 Marmara depreminde Adapazarı’nda bu şekilde binalar fayların üzerindeyken yıkıldı. Deprem olmadan fay yasasının hızlıca çıkarılarak halkımızın can ve mal güvenliğini devletimizin koruması gerekir. Odamızın yapmış olduğu çalışmalar neticesinde bulunan faylar şu şekilde; Kasaplar, Dağkent ve Bürnük fayı. Bunların kent merkezi içinden geçtiği düşünülüyor. Ancak net bir şekilde ortaya koyulabilmesi için daha önce de söylediğim gibi paleosismoloji çalışmaları yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“KARACASU BELDEMİZDEN KUZEY ANADOLU FAYI GEÇİYOR”

Karacasu Beldesinin kuzeyinden Kuzey Anadolu fay hattının geçtiğini belirten Yılmaz “Karacasu Beldemizin kuzeyinden geçen bir fay var. O da Kuzey Anadolu fayı. Mudurnu Abant üzerinden gelen bir fay. Karacasu Beldesi fay üzerinde değil mevcut Fizik Tedavi Hastanesinin üniversitenin daha çok kuzeyinden geçiyor fay. Yani tam belde merkezini tehdit edecek bu fay daha kuzeyden geçiyor” dedi.

“DEPREM ANINDA DEĞİL DEPREM ÖNCESİ GÜVENLİK SAĞLANMALI”

Deprem anında değil de deprem öncesinde de halkın can ve mal güvenliğinin sağlanabileceğini belirten Atilla Yılmaz “Daha çok deprem anında değil de deprem öncesinde halkın can ve mal güvenliği sağlanabilir. Deprem anında yapılacak tedbirler zaten yıllardır medyada söyleniyor. Deprem anı değil bizim için önemli olan önemli olan deprem öncesinde güvenli yapı sorunu sağlanması. Bizim en önemli konumuz bu. Yapı denetim sisteminin işler hale gelmesi. Yapı denetim sisteminde bizim yapmış olduğumuz zemin ve temel etütlerinin kontrol edilmesi, yerel yönetimler tarafından yapılan imar çalışmalarında sadece şehir plancıları ve harita mühendislerinin çalışmalarıyla yapılaşmaya açılmadan jeolojik etütlerle fay çalışmalarının da şehir planlamalarında göz önünde bulundurularak yapılması gerekiyor. Sadece fay da değil daha geçen hafta Giresun’da sel felaketinde de gördük dere yataklarının yapılaşmaya açılmasıyla meydana gelen heyelanlar sellerle halkımız hayatını kaybetti. Milyonlarca lira ciddi zarar uğradı. Bunlar hep daha önceden afet yaşanmadan önce önlemler alınarak giderilecek sorunlar. Bunlar evet felakettir ama felakete dönüşmesinin sebebi yerel yönetimlerin, merkezi hükümetin daha öncesinden tedbir almadan tamamen hızlı bir şekilde yapılaşmaya gidilerek bilim ve tekniğe uyulmadan yapılaşmaya gidilmesinden kaynaklanıyor. Deprem olacaktır. Türkiye ciddi deprem kuşaklarının üzerinde. Kuzey Anadolu Fayı, Doğu Anadolu fayı üzerine kurulan bir ülkeyiz ve şehir merkezlerinin çoğu fay hatları üzerinde. Bunu biliyoruz ama çalışma yapıp insanların güvenliğini sağlamıyoruz. Bunu yapacak olan dediğim gibi merkezi hükümet ve yerel yönetimler” şeklinde konuştu.

“FAY YASASI BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”

Fay Yasası’nın çok önemli olduğunu vurgulayan Yılmaz “Fay yasası bizim için çok önemli. Jeoloji mühendisleri odasının yaptığı çalışmalar ve girişimler sonucunda hükümetin dikkatini çekti ve gündeme alındı. Fay yasası nasıl olacak. İçeriğini bilmemiz gerekir. İçeriğinde bilim ve fene dayalı şekilde bizlerin görüşleri alınarak hazırlanması gerekiyor. Çünkü bizim ülkemizde yapılan yasalar genelde ilk başta her şey güllük gülistanlık dönüşür ama uygulamaya gelince yerinde yanlış uygulamalarla çok fayda sağlayamıyoruz” dedi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM RANTSAL DÖNÜŞÜM ŞEKLİNDE UYGULANDI”

Daha önce uygulanan kentsel dönüşüm yasasının doğru uygulanmadığını ve rantsal dönüşüme şekline döndüğünü belirten Yılmaz “Daha önce yaşadığımız kentsel dönüşüm yasası da aslında halkımızı afetlerden korumak için güvensiz yapı stoklarını ortadan kaldırıp yeni binalara taşımak için çıkmıştı. Ama daha sonra özellikle büyükşehirlerde gördüğümüzde kentsel dönüşüm yasası rantsal dönüşüm yasası şeklinde uygulandı. Kötü binalar kaldırılmadı daha çok rant elde edilecek yerlerde kentsel dönüşüm yasası uygulandı. Bu da tabi bizim emekçi halkımızın kötü yapı stoklarında yaşamaya devam etmesine neden oldu. Bu fay yasası ile birlikte kentsel dönüşüm yasasında da düzenlemeye gidilerek gerçekten yerinde ciddi tedbirler alınıp halkımıza faydalı olacak şekilde uygulanmasını arzu ediyoruz. Hükümetin ve yerel yönetimlerin buna ciddi manada çalışmaları gerekiyor. Biz jeoloji mühendisleri odası olarak bizim genel başkanımız Hüseyin Alan Bey ile birlikte Bolu üzerinde yaptığımız çalışmalarla Bolu Belediyemizi yakın tarihte ziyaret edeceğiz. Tanju Bey ile görüşüp ondan hem destek alıp hem de Bolu Belediyesi’ne bu kent merkezinden geçen faylarla ilgili yardımlaşıp Bolu halkımızı deprem olmadan bu felaketten kurtarmayı istiyoruz. Halkımız depremden korkmasın önlemler alınması gerekir. Burada halkımızın da üzerine düşenler var. Bile bile dere yataklarına ev yapmasınlar. Tabi fay hattının yerini bilemezler ama yakında yapılacak çalışmalarla fay hatları belirlendiğinde burada yapılaşma olsun diye uğraşmamaları gerekir. Yerel yönetimlerde ciddi bir şekilde elini taşın altına soktuktan sonra halkımızın deprem felaketinden çok korkmayacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

banner11
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Faruk 3 hafta önce

InşAllah söylediğiniz gibi olur.Yoksa yeni bir Rant olayı patlatacaklarina (Bastakilerin)inananlardan olmak istemiyorum.Bilinen de bir gerçek varki Bastakiler bu konularda çok mahirdir.Suda giderler izlerini belli etmezler.En azından Sizlerin gözlerinize inanmak isterim.Saygilar.